30.7.10

Sadece ikimiz mi birbirimizi seviyoruz bu dünyada?

Amerikan bağımsız sinemasını klasik Hollywood ürünlerinden ayıran başat özelliklerden biri de hiç şüphe yok ki, arz ve talebe göre balans ayarı yapılmış yordanabilir bir giriş-gelişme-sonuç barındırmamasıdır. Bu minvalde, eğlencelik-güldürük ya da hislerde istendik yönde kanalizasyon amacı gütmeden el değmemiş lezzetler katar  izleyene. Kendi meşrebince dozu has tartar teraziyle ayar edilmiş espri düzeyi, derdini kör gözüm parmağına dürtmeyen inceliği ve tipten sıyrılmış esaslı karakterleriyle onca dev bütçe maliki Hollywood yapımcılarına uzaktan nanik yapar gibidir sanki. Parayla yaşanan saadetin mahiyetine ithafen yapılmış bir naniktir bu.

Herneyse..

Amerikan bağımsız sineması kategorisinden bir kişilik yer ayırabileceğimiz Sam Mendes'in yalnızca Amerikan Güzeli'ni seyredenler dahi bir miktar sürgit düzenden sıkkınlığını anlamıştır. Öyle her gün üç öğün gümüş tepsilerle servis edilen amerikan rüyası tadında bir film olmadığını görünen kimliklerin ardındaki gam kasavetten mamur gizlenmiş olanların dünyasına ayna tutarak yansıtmıştı vaktiyle. Away We Go ise yönetmenin on yıl sonraki izanından haber veren ve "hiç de değişmemiş" demenin keyfini yaşatan yine bağımsız, yine "özgür" bir film. 

Aralarında kati surette evlilik bağı bulunmayan hatta bulunması teklif dahi edilemeyen Verona ve Burt  çifti, Burt'ın ailesinin doğuma yakın aldığı flaş seyahat kararıyla "neden buradayız ki?" sorunsalıyla yüzleşir ve kıymetli evlatlarını büyütecekleri sakil topraklar arama telaşına girerler. Miami'sinden Montreal'ine uzun yol hikayeleriyle bir cenahta vardıkları mekanların küçük hanıma ne derece uygunluğunu tartarken diğer cenahta ise anne-baba-evlat kavramlarının altını oyarak içine de bade koyarlar. Seyahatlerinin her durağında farklı tip anne-baba özellikleri ve onlardan mamul meyve çocukları görür, Freud, Erikson, Maslow, Piaget gibi gelişim üstadlarına içten içten saygılar gönderirsiniz. Film bu yönüyle hafif pedagojik unsurlar barındırır tabi ama asla amacı salık vermek değildir. Felsefi kitaplardan dimağının sıtkını sıyırmış bir anne-babanın acınası komikliğinde ideal olanın ne olduğunu düşündürse de en yukarda bahsi geçtiği gibi derdimiz bütün bu anne baba modellerinden en cici olanını seçmek değildir. Zaten suyun akıp yatağını müsterih haller içinde bulması gibi Verona ve Burt çifti de gezdikleri kapılar nihayetinde çocuklarına kuracakları yuvayı kendi izanlarıyla bulmuş, hem içlerine sinmiş hem de yıllar öncesinin kilitli kapılarını birer birer açarak refaha doğru yollanmışlardır.

Bizim de içimize sindi ne yalan olsun. 6 aylık hamile hamile karnındaki sabinin geleceği için onca yolu katedebilen bir anne ve idealize edilmiş suni güzelliklerin ardını görebilen samimi bir babanın doğacak çocuklarının parasız pulsuz da olsa ne de şanslı olduğunu gördük."Once" ı hatırladık güzel mi güzel müzikleriyle.

Sonra ah filmler ah dedik..

Away We Go (2009) - Sam Mendes

5 Yorumcu:

  1. Öyle mi dersin cidden?

    YanıtlaSil
  2. Bir post insanı rahatsız etmeli eğer insan oturduğu ve okuduğundan rahatsız olmuyorsa orada bir rehavet ve sıradanlaşma var demektir.

    YanıtlaSil
  3. Postumu yere serdim, seni rahatsız ettim o zaman.
    :)

    YanıtlaSil

Âlâkeder

© _iyi ya. 2013 - -