13.4.10

Ölüm üzerine kısa bir anma..

10 Nisan'da, Polonya'nın en mühim yetkililerini Rusya'ya taşıyan uçağın şaibeli bir biçimde yere inemeyişiyle Polonya'nın makus talihini bir daha hatırladık. Diplomatik doğrular ne olursa olsun çok can verdi onun halkı dünyada kalma adına. Tuhaf bir şekilde de kader cilveleriyle bu sürüş devam ediyor. Polonya üst düzeylerinin 70 yıl önce Stalin'in emrinde dünyadan silinen 22 bin vatandaşını anma maksadıyla Rusya yollarına düşmesi de ayrı bir cilve. Henüz olanların ardındaki yüzü görmüş değiliz ama Polonya bedbahtlığıyla dünyanın önde giden ülkelerinden biri. Bu kaza da bana en çok Krzysztof Kieslowski'yi hatırlattı. Değil mi ki o, kaderi en çok ortaya sunan, kaderle çizilmiş bir yol ve üzerindekilerin hikayesini en çok anlatan yönetmen? İnsanların birleştikleri noktaların bütün dünya çıkarları ve mesellerinden uzak sadece hisler olduğunu söyleyen Kieslowski'nin filmlerindeki kaderciliği bu kadar belirgin eden de bütün farklılıklardan ve ekstralardan uzak insan olmaklığın sadeliği olsa gerek. Kaderci huyunu ülkesinden almış desek hata etmiş olmayız galiba. Geçtiğimiz ay ölüm yıldönümü olan Kieslowski'yi ve Polonya'nın yeni kayıplarını "A Short Story About Killing" ile anabiliriz.

Şöyle demiş bir röportajında;

There are too many things in the world which divide people, such as religion, politics, history, and nationalism. If culture is capable of anything, then it is finding that which unites us all. And there are so many things which unite people. It doesn't matter who you are or who I am, if your tooth aches or mine, it's still the same pain. Feelings are what link people together, because the word 'love' has the same meaning for everybody. Or 'fear', or 'suffering'. We all fear the same way and the same things. And we all love in the same way. That's why I tell about these things, because in all other things I immediately find division.


0 Yorumcu:

Yorum Gönder

Âlâkeder

© _iyi ya. 2013 - -